Çağımızda Avrupa Hukuku’nun şablonunu oluşturan Roma’da, ilk yazılı kanunlar olan 12 Levha Kanunları, Roma toplumundaki Patrici (soylular) ve Pleb (halk) arasındaki derslik mücadelesi sonucu hazırlanmıştır. M.Ö. 452 senesinde yazılı olmayan hukuku tedvin için halk tarafınca seçilen on fert iki yıl çalışarak 12 levhaya, hukukun tüm sahalarına ilişik maddeleri yazmışlar ve bunlar halk meclislerince kabul edilerek kanunlaşmıştır. Fakat O zamanda geçerli olacak hukukun bütününü kapsayacak şekilde hazırlanan 12 Levha Kanunu Roma’nın sonraki hukuki gelişimine de temel olmuştur.

Yedi tepe üzerine yerleşmiş aileler ve liderleri olan Patres (Baba)’lar birleşerek bir rex (önder) altında toplanmaya karar verirler. Bu aileler, bunun yanı sıra toprak sahibi olup Roma vatandaşıydılar.Cemiyet arasında Plebler ile ilgili tam ve net bir informasyon olmamasına rağmen bu kişilerin slinkarın dışında yasayan ancak Roma vatandaşı olan fukara kimseler oldukları tahmin edilmektedir.12 Levha kanunları ile bu iki sınıf arasındaki fark hukuksal olarak büyük oranda giderilmiştir.Daha sonraları da ortadan kalmıştır.

5. Yüzyılın başında iki sınıfa ayrılmış olan Roma halkı içinde bir savaş adım atar. Patriciler (Yönetici sınıf), kendilerinin ilk senatörlerin varisleri olduklarını iddia ederek tüm yönetici ve rahiplerin haklarının kendilerinde bulunmasını icap ettiğini savunlinkar. Buna karşı isyan eden Pleb’ler (yönetilen derslik) Aventino (mukaddes Dağ)y’a çekilip kendi dini yakarma yerlerini inşa ederek kendi idarecilerini (tribunus) ve dini görevlilerini seçerler. Daha sonra iki derslik arasında barış yapılarak “12 Levha kanunları” olarak adlandırılan ortak kanunlar yayımlanır (M.Ö. 451 – 450). Bu 12 Levha kanunları, yalnızca Roma hukukunun değil; bunun yanı sıra geçmişte birçok ülke tarafından duyuru edilen “İnsan Hakları Beyannamesi”nin de temeli sayılmaktadır. Bu kanunlar dizisi ile iki halk içinde daha önce hiç olmayan adalet ve dürüstlük mekanizması kurulmuş ve güçler Patrici’li ve Pleb’li büyük toprak sahipleri tarafınca paylaşılmıştır. Böylece, her iki halk grubu da seçme seçilme hakkına sahip olmuştur.Niçin olduğu Kanuna gore toprak, el değiştirebilir nitelik kazanmış; soyluluk rejimi yerine servet rejimi geçerli olmuştur.

Bu kanun, Roma’nın Cumhuriyet döneminin başında güçleri alabildiğine artan soylular sınıfı ile toplum arasındaki toplumsal ve siyasal çatışmanın ve bunun niçin olduğu sınıf kavgalarının halk tarafından kazanılmış neticelarından biridir. Bu çatışma ve kavgalar, halkın toplumsal, ekonomik, siyasal ve hukuki alanlarda soylular derslikıyla eş duruma gelmeyi istemesinden ortaya çıkmıştır. Hukuk, söz mevzusu sınıf kavgalarının en önemli alanlarından biri oldu zira cumhuriyetin kuruluş yıllarında tüm hukuk yaşamına soylular derslikı egemendi. Devletin başında bulunan büyük memlinkar hep soylular sınıfındandı. Hukuk bilimi de gene, sadece soylular sınıfı arasından seçbilimselş olan rahiplerin tekelindeydi. Böylece, hukuk bu çağda örf ve tane hukuku olarak, yani yazılı olarak saptanmış net ve belirli kurallardan oluşmadığı şeklinde, bu hukukun uygulanması da tek bir derslikın tekelinde bulunduğundan, halka kapalı ve gizli idi. Bu durumda ise, halkın, soylu sınıfının tadı davranışlarına uğrasına yol açıyordu. Bu nedenle 12 Levha Kanunu, halkın hukukun yazılı olarak saptanması, herkes için erişilebilir ve bilinebilir kılınması talebiyle ortaya çıktı. Uzun mücadeleler nihayetinde, M.Ö 451 yılında kurulan özel bir hükümet tarafından hazırlanan ve on levha üzerine yazılan kanuna M.Ö 449 yılında 2 levha daha eklendi.

12 Levha Kanunu, tarihte malum ilk yazılı kanunlardır. Roma devleti tarafından Roma yurttaşlarına uygulanmak üzere yapılmışlardır.12 adet levhaya yazılarak kentin meydanına asıldıkları için adı 12 levha kanunudur.Orijinali: “LEX DUODECIM TABULARUM”dur ve hükümleri “si in ius vocat , it ….”; yani “seni magistra (yargıç-mahkeme anlamında) önüne çağırırsa git….” kelimeleri ile bkatiyenr.Eğer çağırılan kimse itiraz eder ve gitmeyi kabul etmezse, öteki taraf onu bizzat ve zor kullanarak götürebilir.

Oniki Levha Kanunu bir yenilik getirmekten çok, eskiden beri geçerli olan örf ve tane hukukunun yazılı olarak saptanması yöntemiyle, yürürlükte olan hukuku hepimiz için açık, net ve anlaşılır duruma getirmek kanaatsiyle hazırlanmıştır. Bu büyük Roma kanununun tam metni, Galyalıların istilası sırasında tahrip edildiğinden çağımıza kadar gelememiştir. Ancak, Romalı hukukçuların ve yazarların eserlerinde rastlanan bu kanun ile ilgili bölümler toplanarak söz konusu kanunun niteliği ve kapsamı ile ilgili birazcık bilgi edinmek mümkün olmuştur.

Roma İmparatorluğu’nda yazılı kanunlar olmadığı dönemde, örf ve adete göre hareket edilirdi.Bu örf ve sayıları de yalnız Patriciler bilirdi. Bunun için Patriciler, örf ve sayıların yazıya geçirilmesine, mümkün olmasıyla birlikte uzun bir zaman karşı koymuşlardı.

Pleblerin baskısıyla M.Ö. 450’de kanunları yazmak üzere 10 kişilik bir komisyon (’decemviri legibus scribundis’) kuruldu. Solon Yasaları’ndan da faydalanılarak 2 yılda hazırlandı. 12 madeni veya tahta levha üzerine yazılarak ve meclisin onaylamasından sonrasında, hernet görebilmesi için Roma’nın en büyük meydanına (Forum Romanum) asıldı. M.Ö.307’de Galler’in Roma’yı yağmalamalarında imha edilene kadar orada asılı kaldı.

Bu levhalarda aile hukuku, kalıtım hakkı, dava hakkı, borç ve ceza kanununa dair hükümler vardı. Bunlar Roma Hukuku’nun hiç değişmeyen eskatiyenrını teşkil ettiler. Bu kanunlar dizisi ile iki halk içinde daha önce hiç olmayan adalet ve dürüstlük mekanizması kurulmuş ve güçler Patricili ve Plebli büyük toprak sahipleri tarafından paylaşılmıştır. Böylece, her iki halk grubu da seçme seçilme hakkı edinmiş, toplumdaki sınıf değişiklıkları için ekonomik vaziyet belirleyici olmuştur.

Bazı kabahatlar ilâhların mukaddes haklarına saldırı biçiminde anlaşılmış, suçlu cemaat dışı ve birçok haklardan yoksun bırakılmıştır (hepimiz tarafınca öldürülebilir). Şahıslara yönelik kabahatlarda şahsî intikam usulü kullanmak mümkün. Diyeti kabul etmeyen suçlu, zarar görene teslim edilir; o da göze göz, dişe diş biçiminde öcünü alır. Aile reisinin (babanın) riyaseti altındakilere karşı hayat ve ölüm hâkimiyeti vardır.

Kanunun İçeriği

Kişisel öç alma yasaklanmış, failleri devletin cezalandıracağı kabul edilmişti. Dişe diş, göze göz diyebileceğimiz kısas usulü yalnız tarafların anlaşamaması durumunda geçerli kılınmıştır. Eğer bir kimse ötekinin bir organını kullanılamaz hale getirmişse, Örneğin bacağını kırmış veya gözünü kör etmişse bu hukuka aykırı bir eylemdir. Buna kısas uygulanır. Kısas zarar görenin öç alma duygusunu karşılar, sadece bu emredici değildir. Taraflar belli bir karşılık konusu ile ilgili anlaşabilirler, ama anlaşamazlarsa bu fiile maruz kalan aynen karşılık verebilir.

El ya da sopa ile kemik kırılmışsa ziyan olan hür bir kimse ise 300, köle ise 150 Roma parası (as) öadı verilirdi. öteki tüm hallerde, yani hukuka aykırı diğer fiillerde ceza 25 Roma parası idi.

Asılsız yere tanıklık ve hakimin rüşvet alması durumu için ağır cezalar öngörülmüştür.

Vatana ihanet ölümle cezalandırılıyordu. 12 Levha Kanunu’nda yangın çıkarmaya dair hükümler vardı, sadece M.Ö. 5. Yüzyılda bile kasten ya da dikkatsizlik ile yakma içinde fark gözetilmişti. Bu şekilde bir ayırım kasıtla ve dikkatsizlik ile adam öldürme içinde da yapılmıştı.

Kanun hırsızlık ile ilgili detaylı hükümler getirmişti. Suçüstü hırsızlık ile suçüstü olmayan hırsızlık içinde fark vardı: Suçüstü ya da gece hırsızlık yaparken yakalanan veya kendini silahla korumak için çaba sarfeden hırsızın öldürülmesi caizdi, yalnız malı çalınmak istenen kimsenin bağırarak halkı haberdar etmesi gerekirdi. Buna karşı suçüstü olmayan hırsızlık daha hafifçe cezaya tabi tutulmuştu, hırsız çaldığı malın dşayetinin iki katını ödemekle yükümlüydü.

Kamu adına takip edilen suçlar arasında sihir ve büyücülük de sayılmıştır. Başkalarının sağlığını ve hayatını kötü etkileyecek sihir ve büyü, başka birina ait ürünün kötü olması için edilen dualar ölümle cezalandırılıyordu.

Miras hukukunda mirasçı bırakmadan ölen kimsenin kanuni mirasçılığı düzenlenmiş, bu durumda mirasın akrabalık yönünden en yakın mirasçıya, böyle birisi yoksa devlete kalacağı hükmü konmuştur. Bunun yanısıra ferdin hemen hemen hayattayken vasiyetnameyle mallarına mirasçı olacak fert yahut kişiler belirleme edilebileceği belirtilmiştir.

12 Levha Kanununda toplum sağlığı ve terbiyeı hakkında hükümler bulunmaktaydı. Ölülerin gömülmesi için lüks sayılabilecek harcamalar yapılması ve ölülerin şehir içine gömülmesi ve yakılması yasaklanmıştı. Mezara altın da konulamazdı.

Bazı Örnek Hükümler

12 Levha kanunlarına göre; Bir kimse, kendisine borçlu olan vatandaşı hâkim (majistra) önüne gdolayır, borçlu borcunu ödeyemezse muayyen biçimlere riâyet ederek ona el kor, evine gdolayır ve zincire vurur. Muayyen zamanla yine ödeyemezse öldürebilir. Veya köle olarak satar. Alacaklı çok sayıda ise borçlu, alacaklar nispetinde parçalara ayrılır.

Devlete ve ammeye karşı işlenen suçların çoğuna ölüm cezası verilir: Vatana ihanet, ana yahut babayı öldürme, kundakçılık (suçlu kırbaçlanır, zincire vurulur, ateşle öldürülür), yalancı şahitlik (kabahatlu uçuruma atılır), hâkimin rüşvet alması, üfürükçülük bu kabahatlar arasındadır. Bazı suçlar ilâhların mukaddes haklarına tecavüz biçiminde anlaşılır, suçlu toplum dışı ve birçok haklardan yoksun bırakılır. Herkes tarafınca öldürülebilir.

Hususî menfaatlere ve şahıslara yönelik kabahatlarda şahsî intikam usulü câridir. Rejimi kabul etmezse suçlu, zarar görene teslim edilir; o da göze göz, dişe diş biçiminde öcünü alır. Hırsızlık gece olur, kabahatu işlerken yakalanırsa hırsız öldürülebilir. Daha hafif durumlarda hırsız yaptığı zararı iki misli ile öder.

Aile reisi babadır. Riyaseti altındakilerin yaşam ve ölümlerine şâmil bir baba hâkimiyeti vardır. Bazı malların mülkiyetinin devren iktisabı için malın, tarafların, beş şahidin (bâliğ Roma vatandaşı) ve bir terazicinin hazır bulunması şarttır. Ve bir seri şeklî işlem cereyan eder.

Amaçları

Tarihçi ve hukukçuların naklettiği kısımlardan anlaşıldığına bakılırsa 12 Levha Kanunları’nda iki gaye güdülmektedir:

Siyâsî gayesi: Asillerle toplum arasında mümkün olmasıyla birlikte eşitlik sağlamak ve yurttaşları, idarecilerin hazzı davranışlarına karşı güvenliğini sağlamak. (ancak kanunlar bunu tam anlamıyla gerçekleştirememiştir; o devirde asiller ile toplum arasındaki evlenme yasağı devam etmiştir.)

Hukûkî gayesi: Eski teâmül hukukunu (örf ve adet hukukunu) toplayıp belirleme etmektir.

Önemi

Hukukun uygulanmasında, soylular sınıfına mensup olan rahiplerin tekelinin kırılması, 12 Levha Kanunu’nun menfaatilmasından yalnız bir buçuk yüzyıl sonra sağlanabildi. Böylece hukuk bilimi rahiplerinden tekelinden kurtulmuş ve laik bir nitelik kazanmıştır. 12 Levha kanunlarında çağıl Avrupa medeniyetinin üç temel kanaatsi yer almaktaydı:

Kişisel iyelik

Vasiyet

Kişisel Hak

ayrıca 12 Levha Kanunu ile kişiler içinde eşitliğin sağlanmasına, Hürriyetin kayırılmasına, fertlere hukuki muhtariyet verilmesine, özellikle dikkat edilmiştir. Ceza hukuku bakımından bile, cemiyetin sınıfları içinde fark gözetilmemektedir. 12 Levha Kanunu, eski hukukun bilinmesi bakımından yararlı bir kaynaktır. Elimizde bulunan kaidelere bakarak, o devirde yaşanmış olan hayat tarzlarını, sayılarıni ve zihniyetlerini tahmin etmek mümkün olmaktadır. Ek olarak, çok muhafazakar olan Romalılar nezdinde, o devirde yürürlükte olan ana kaideler, çok sonraki asırlara kadar, azca çok değişikliklere karşın, esas sistemi itibariyle baki kalmış olduklarından, klasik devrin kurumların açıklanması bakımından da yararlı olmaktadırlar.

Sonuç

12 Levha Kanunu bir derslik çatışması sonucu ortaya çıkmış, sınıflar arasında uzlaşma sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Kanunun bazı hükümleri ise tüm bunlaryla reform gayesiyle getirilmiştir. Kanun önünde hiç hiç kimseye ilavetenlık tanınamayacağı, varlıklı bir bireyin kefilinin gene varlıklı bir fert olması gerektiği şeklinde hükümler bu niteliktedir. Bu kanunla halk, keyfi davranışlara karşı belli bir ölçüde de olsa güvenceye kavuşmuştur. 12 Levha Kanununun çoğu hükmü süre içinde değişmiş olduğu biçimde kanun hiçbir zaman açıkça yürürlükten kaldırılmamıştır, Roma anlayışına makul olarak yeni hükümler eski hükümlerin yanısıra programa girmişti.

Konu ile Alakalı Arama Sorguları:

  • 12 levha kanunları
  • 12 levha kanunları nedir
  • 12 levha kanunları önemi
  • 12 levha kanunlarının tarihi
  • 12levhakanunlari
  • on iki levha kanunu
  • oniki levha kanunu