Philadelphia Deneyi adıyla bilinen ve günümüze kadar gizemini koruyan hikâye, dünya tarihinde yaşanan felaketlerden bir tanesi olmuştur. Deneyin amacı, genel anlamda yeni bir savunma stratejisi geliştirmektir. Amerikan hükümeti 1930’lu yıllarda bilim adamlarından gemilerin radarlarda görülmemesi için bir sistem geliştirmelerini ister. Belirlenen bilim adamlarına gerekli bütçe verilir. Uzun süren çalışmalar nihayetinde, deneme aşamasına geçilir. Gözlem için seçilen gemiye çok sayıda donanım ve ekipman yerleştirilir.
22 Temmuz 1943 tarihinde Elridge adlı gemiyle uzun yıllar süren çalışmaların başarıya ulaşıp ulaşmadığı görülecektir. Gemideki sistemler çalıştırılır. Önce geminin çevresi yeşil bir dumanla kaplanır. Ardından vapur tamamıyla kaybolur. Dünya tarihinin en büyük dâhilerinden biri olarak önde gelen Albert Einstein’ın Birleşik Alan Teorisine dayanan çalışmalarda, geminin üzerine yansıyan radar dalgalarının bükülerek veya kırılarak görünmezlik sağlaması için deneyler yapılıyordu. Ancak, deneyler teoriye uygun şekilde uygulama alanı bulamadı.

Bazı Gemiciler Kayboldu

Deneyin yapılmasından sonra, bilim adamları büyük çapta bir başarı elde ettiklerini düşündüler. Oysa artık çoğu şey eskisi gibi olmayacaktı. Mürettebatta yer edinen gemicilerin bir kısmı kaybolmuş ve yapılan arama çalışmalarında bulunamamıştı. Bazı denizciler akıl sağlığını yitirmişti. Bir kısım denizciler ise, birkaç defa yeniden yapılan deneylerin peşinden sokakta yürürken bir anda kaybolup tekrar belirmeye başlamıştı. Gemiciler içinde en acıklı hikâyeye sahip olanlar, geminin metal levhalarında mahsur kalarak ölenlerdi. Geminin görünmezliğini elde eden sistem sayesinde, gemide yer alan metal levhalar eriyip bir süre sonrasında yeniden donuyordu. Bu aşamalar sırasında erimeyi fark etmeyen gemicilerden bazıları metal levhaların içinde kalmıştı. Bu deneyde basının maksimum ilgisini çeken ve sırrı hala çözülememiş olan olgu ise, geminin radarlar tarafından görülmemesi değildi. Kaybolan ve kendisinden bir süre haber alınamayan gemi, belirsiz bir süre sonrasında çok farklı bir noktada ortaya çıkabiliyordu. Gözden kaybolma ve ortaya çıkma arasında geçen sürede geminin o kadar yol kat etmesi ise mümkün değildi. Bazı araştırmacılar bu vakanın dünya dışı varlıklar tarafınca gerçekleştirildiği iddiasını ortaya attı.